10 Şubat 2016 Çarşamba

UÇURTMA DÜNYASI

Keşif sevdamız bizi bu sefer Üsküdar'daki Uçurtma Müzesi'ne götürdü. Hem müze hem de atölye olan Uçurtma Dünyası Müzesi, Üsküdar'ın dar ve yokuşlu bir sokağında yer alıyor. Aziz Mahmut Hüdayi Hazretleri türbesine de oldukça yakın. Müzede farklı ülkelerde yapılmış çeşit çeşit uçurtmalar yer almakta. Farklı kültürlere ait, renk renk ve değişik şekillerdeki bu uçurtmalar görülmeye değer. 
Uçurtma atölyesi ise çocukların uçurtma yapımına şahitlik edebileceği, kendi uçurtmalarını yapabilecekleri ve böylece uçurtma dünyasına adım atabilecekleri bir atölye. Bence bu mekanın en güzel tarafı da bu. Böylece dünyanın en eski geleneklerinden biri olan uçurtma nesilden nesile aktarılmış oluyor. 
Müzede, Çin, Malezya, Japonya, Kore, ABD gibi farklı ülkelerde yapılmış uçurtmalar sergileniyor. Çin'e ait uçurtmalarda yer alan ejderha figürü oldukça dikkat çekici. Malezya'ya ait, elde yapılmış olan uçurtmalar ise eşsizliği ile çok kıymetli. Ayrıca müzede ABD'ye ait oldukça uzun ve büyük, uçurulunca da balon gibi havalanan bir uçurtma yer almakta. Bu uçurtmayı görünce aklıma ABD'nin Mexico eyaletinde düzenlenen dünyanın en büyük sıcak hava balonu festivali geldi. Dolayısıyla ABD kültüründeki uçurtmayı balonla özdeşleştirdim.
Bununla birlikte, müzede elde yapılmayan, hazır uçurtmalar da yer almakta. Ancak bunlar çok da ilgimi çekmedi. Çünkü uçurtma denince aklıma gelen, ip, çıta ve uçurtma kağıdından makas yardımıyla yapılan geleneksel altıgen uçurtmalar... Bahar mevsiminin sembollerinden biri olan bu uçurtmalarla, çocuklar kırlarda, parklarda koşturarak gökyüzünü rengarenk hale getiriyorlar. İşte gökyüzünün rengarenk olduğu bu harika zamanlar çocukların hafızalarında çok güzel bir anı olarak kalıyor. Dolayısıyla çocukluğun ilk tutkularından bir olan uçurtma kesinlikle yaşatılması gereken geleneklerden biri. 
Uçurtmaya her bir kültürün yüklediği anlam da oldukça farklı. Bu durumu ilk olarak Uçurtma Avcısı kitabını okuduğumda farketmiştim. Uçurtma oyunu için çocukların verdiği mücadele, heyecan, çoşku Afgan kültüründeki uçurtmanın yerini sorgulatmıştı bana. 
Bununla birlikte, uçurtma müzesini gezerken öğrendiğim, ve çok sevdiğim bir uçurtma adetine göre de, bir bebeğin dünyaya gelmesiyle, uçurtma uçurarak, bebeğin özgür bir birey olarak yaşamanı sürdürüleceğine inanılmakta. Uçurtmanın böyle güzel anlamları yanında, bir zamanlar savaşta düşmanı korkutmak amaçlı kullanıldığı da bilinmekte.  
Benim için uçurtma hem hüznü, hem de sevinci ifade ediyor sanıyorum. Uçurtmaya yüklediğim hüzünlü taraf, okuduğum "Uçurtma Avcısı" kitabından ve izlediğim "Uçurtmayı Vurmasınlar" filminden kaynaklanıyor olsa gerek. Aslında uçurtma bir sevinçtir; baharın gelişidir, çocukların sevinç çığlıklarıdır, yemyeşil kırlardır. Bu müze bana uçurtmanın sevinçli yanını hatırlattı daha çok. Bahar gelişini beklemek için bir sebep daha doğdu: uçurtma uçurmak. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder