Bir şehrin inşasını düşünüyorum. Şehrin öncelikle gözetilmesi gereken kesimlere göre planlanmasını; çocuklar, engelliler, yaşlılar vb. sakinlerinin hakları düşünülerek inşa edilmesini hayal ediyorum. Bu şehirde çocuklara ayrılan alanların şehri ne kadar da güzelleştirdiğini görüyorum. Şehir böyle insanlık kazanıyor. Çünkü çocukların ihtiyaçları daha çok yeşili, daha çok parkı, bahçeyi, ağacı, daha çok oyuncağı gerektiriyor. Ne kadar da masum ihtiyaçlar öyle değil mi? İşte bu hali çok seviyorum. Bu şehrin çocuk hali. Var mısınız şehrin bu halini keşfetmeye?
Bu amaçla bu haftasonu Legoland'e gitmeyi plandık. Ve iyi ki de gittik. Burası tam olarak legoların dünyası.
İlk olarak legoların nasıl yapıldıklarını, fabrikalarını, sizin de dahil olduğunuz bir oyun sayesinde öğreniyorsunuz.
Sonra legolardan yapılmış dünyanın en önemli yapıtlarını geziyorsunuz: Eiffel Kulesi, Pisa Kulesi, Özgürlük Anıtı, Tac Mahal gibi. Legolardan yapılan eserler için bir bölüm de İstanbul'un muhteşem siluetlerine ayrılmış: Süleymaniye Camisi, Haydarpaşa Garı, Sultanahmet Cami, Boğaziçi Köprüsü... Bu güzel yapıtların ışıklandırmalarla hem gece hem gündüz hallerine şahit olabilirsiniz.
Sonra kendinizi legolardan çevrili bir dinlenme alanına atabilirsiniz. Burada çocuklar legolarla minik eserler yapabilirler. Ayrıca dört boyutlu sinemayı da kaçırmayın. Böylece legoların dünyasını izleyin. Hem de çocukların lego filmini izlerken gösterdikleri tepkileri, heyecanı görünce gülümsemiş olursunuz.
Biz legolarla çok keyifli bir gün geçirdik. Şehire gelen bu tip organizasyonlar bir fırsat olarak görülüp değerlendirilebilir. Hem de güzel bir gün geçirilmiş olur. Bunun için takip ettiğim bir internet sitesi var: sehrincocukhali.com. Çocuklarla ilgili gidebileceğiniz her türlü aktivitenin yer aldığı, müze, mekan tavsiyelerinin bulunduğu bu siteye sık sık göz atıyorum.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder