8 Şubat 2016 Pazartesi

HEM ÖĞRENCİ HEM ANNE OLMAK

Ben kendimi, bildim bileli öğrenci gibi hissediyorum. Üniversiteden sonra öğrencilik hayatıma kısa bir ara vermiştim. Ancak bu dönemde de öğrenciliği çok özlemiştim. Hani aşktan bahsederken aşkın birçok çeşidinin olduğu söylenir ya: doğaya aşk, ağaca aşk, çocuğa aşk vs. gibi. İşte benim öğrenciliğe olan duygularım da böyle. Aşk duyuyorum öğrenciliğe. Belki bir kısmınız böyle aşk mı olur, en son aşk duyulacak şey öğrenciliktir, diyebilirsiniz. Çünkü sorumluluk ister öğrencilik, zordur, streslidir. Ben bu sorumluluğu almaya gönülden razıyım. Bir tür yaşama sevinci benim için. Okumam gereken makalelerin, kitapların olması, not almam gereken cümlelerin varlığı, kütüphane raflarında kitapların aranması, not tutmalar, yazmalar beni öyle mutlu ediyor ki tarifi imkansız. Bu bahsettiklerim aslında çok kişiye özel şeyler. Yani yalnız yapınca, belki bir kahve, çay eşliğinde olunca,  tadından yenmez oluyor. Ancak bir de işin öbür tarafı var: Annelik..
Annelik asla aksatamayacağınız bir iş. İhmale hiç gelmez. O zaman nasıl olacak hem annelik, hem öğrencilik? Bulabildiğim zaman kırıntılarıyla öğrenciliğin tadını çıkarıyorum. Bunun için de sabahın erken vakitleri ya da gecenin ilerleyen vakitleri, uykusuzluğu göz almak pahasına kollanan vakitlerim oluyor. Hem böylece dünyada bol bol şahit olunması gereken gün doğumunu izlemek ya da gecenin sessizliğini dinlemek fırsatını yakalamış oluyorum. Ayrıca böyle böyle yakalanan zaman dilimleri de daha bir kıymetli oluyor sanki: verimi de, insana kattığı da daha çok... Yani annelik içinde öğrencilik hem tatlı hem de meşakkatli. Tüm sevdiğimiz şeyler gibi aslında.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder