Günümüzde toprakla vakit geçirmek; elimizin yüzümüzün toprak olması, elbiselerimize toprağın bulaşması, toprağın kokusunu içimize çekmemiz unuttuğumuz ama bulunca altın madeni bulmuşçasına sevindiğimiz anlardır. Bizim unuttuğumuz ama çocuklarımızın karşılaşınca çok mutlu oldukları, hemen atlayıverdikleri toprak, hayatımıza sokulaverilesi bir alan.. Toprak deyip geçmemek gerek. Zira onun altında ve üstünde bir dünya yatar adeta. Karıncalar, mesela. Hangimiz onların dünyasına dalmamışızdır? İzlediğimiz zaman hayretlere düşer; bu mucizeye şükran duyarız. Ancak sonra yine kendi dünyamıza döner, koparız toprağın bu büyülü atmosferinden. Topraktan bu uzun kopuşlar, insan fıtratının özüne iyi gelmez. Dolayısıyla toprakla daha fazla uğraşmak gerek; çocuklarımızla da toprağa yöneltmek, bu konuda onlara rehberlik etmek gerekir. Çiçek ekip gelişimini izlemek, ağaç dikip meyve vermesini beklemek, böylece mevsimlere şahitlik etmek, ağaçlarla, çiçeklerle arkadaşlık etmek çocuklar için ebeveynlerin yapacağı en güzel rehberlik alanlarındandır. Ancak ortaya koyduğumuz farkındalıklarımızla çocuklarımızın yaşamlarına yön verebiliriz. Onlarla beraber ağaç dikelim; diktiğimiz ağacı izleyelim, meyvesi varsa paylaşalım, ağacımızdan konuşalım. Böylece çocuklarımıza iletişim kurmanın harika bir yolunu keşfetmenin tadına varırız.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder