18 Şubat 2016 Perşembe

İKİNCİ BİR DİLİ NE ZAMAN ÖĞRETMELİYİM?

Bu zamana kadar oğluma yabancı dil eğitimi konusunda çok ilgili değildim. Daha doğrusu bu konuda pek bir bilgim yoktu. Öncelikle ana dilini doğru düzgün şekilde konuşması taraftarıydım. Bunun için de bol bol kitap okuyarak, çevremizde olan bitenleri anlatarak kelime hazinesinin gelişmesine katkıda bulunmaya çalışıyordum. Çocuklarda iki yaşına kadarki dönemde kendilerini sözel olarak ifade etmeleri çok zayıf da olsa, bu dönemde her şeyi beyinlerine kaydetmeleri dolayısıyla gördüklerinin, duyduklarının çok önemli olduğuna inanıyorum. O yüzden çocuklarla bol bol konuşmanın, okumanın gerektiğini düşünüyorum.
Bununla birlikte, ikinci bir dil öğrenmeye başlamanın ne zararı olabilir ki diye düşünmeye başladım ve bu konuyla ilgili araştırma yaptım. Her şeyden önce, çocuklara yabancı bir dil öğretmenin kesin bir kuralı ve yaşı yok. Ancak çocuklar yabancı dil öğrenmeye ne kadar erken başlarlarsa dilin öğrenilmesi o kadar kolaylaşıyor. Ayrıca yabancı dil öğrenimi çocukta düşünmeye yönelik kıvraklık, esneklik ve dinleme yetisi kazandırıyor. İnsanlarla iletişimi de kolaylaştıran yabancı öğrenimi anadilde anlama kabiliyetini de geliştirmekte. Kısacası geniş ufuklar sağlayacak olan yabancı dil eğitimine okul öncesi dönemde başlamak çocukların bu dönemdeki zihinsel esnekliklerinden dolayı çok daha kolay olacaktır. 
Çocuklarda yabancı dil eğitiminde yaştan sonra önemli bir unsur da yöntemdir. Elbette çocuklara yabancı dili eğitimi yetişkinlere verilen eğitimden farklı olacaktır. Çocukların dünyasına hitap eden öğretim yöntemleri daha başarılı olmakta ve yabancı dilden soğutmamaktadır. En etkili yöntemlerden biri şarkılarla yabancı dil öğretimidir. Şarkılar çocuklar için daha akılda kalıcı olmaktadır. Ben de bu yöntemi doğduklarından itibaren kullanmaktaydım. Oyun oynarken, yemek yerken bir yandan da radyoda baby joy kanalını dinleyerek yabancı dile karşı farkındalık oluşturduğumuzu düşünmekteydim. Çocukların en sevdiği şeyler şarkılar, masallar, şiirler, hikayeler, oyunlardır. Dolayısıyla bu aktivitelerin içine yabancı dil katmak çocuklara eğlenerek dil öğretmek olacaktır. Böylece küçük yaştan itibaren yabancı bir dil ile haşır neşir olarak büyüyecekler ve böylece ileride hem okul hayatlarında hem de mesleki yaşamlarında zorluk çekmeyecekler. 
Çizgi film ve çizgi film karakterleri bir şekilde çocuklarımızın hayatlarına girmektedir. Yabancı çizgi film izlemelerini sağlamak da yabancı dil öğrenimin  bir yol olabilir. Böylece çocukların dinleme ve anlama becerileri gelişmiş olur. Bulmaca, puzzle gibi oyunlar da bir diğer yöntem olarak kullanılabilir. 
Üç yaş öncesinde çocuğu bir yabancı dile maruz bırakmanın yabancı dili konuşmasını kolaylaştıracağına inanarak, eğlenceli yöntemlerle, çocuğu sıkmadan, yabancı dili bir şekilde hayatına sokarak çocuğun dili öğrenmesini sağlama taraftarıyım. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder