Çocuk edebiyatına merak saldığımdan beri çocuk kitapçısı arar oldum etrafımda. Raflarında kitapların olduğu, bir kaç masanın, kitapları incelerken bana eşlik edecek bir kahvenin ya da serinlemek için bir limonatanın, açlığımı geçiştirecek bir tostun yapıldığı kafesinin; çocukların vakit geçirebileceği bir kaç tahta oyuncağın bulunduğu, belki küçük bir bahçesinin olduğu sade bir kitapçıydı hayalim. İşte bugün Tarık'la ziyaret ettiğimiz mutlu filin kitapçısı tam olarak da böyle bir yerdi. En önemlisi rafları kitaplarla doluydu. Birbirinden farklı yayınevlerinin, birbirinden farklı tarzda kitabı. Neyse ki aradığımı bulmuştum. Ara sıra uğrayabileceğimiz bir kitapçımız da oldu böylece.
Çocuklarımın edinmesini istediğim alışkanlıkları beraberce yaşayarak, deneyimleyerek kazandırmaktır hep isteğim. Kitap okuma alışkanlığından bahsetmiyorum. Ayda bir iki kere çocuklarla yapılacak kitapçı ziyareti ile kitapları inceleme, aradığın bir kitabı soruşturma, yeni çıkan kitaplara bakma kısacası kitaplar dünyasında kaybolma fırsatı tanımalı diyorum çocuklara. Ayrıca benim tek başıma yaptığım, adeta nefes almama yardımcı olan kitapçı ziyaretlerinin bir de çocuklarım ile yaptığım kısmının keyfi kesinlikle bambaşka...
Neden kitap okusun istiyorum çocuklarım biliyor musunuz? Her şeyden önce, şimdilik, kimi maceralarla, kimi çok farklı hayvanları, mekanları vs. anlatan masallarla, kimi sadece iki küçük karakterin hikayesini konu eden kitaplarla çocuklarım dünyayı keşfetsinler istiyorum. Sonra çok ama çok zengin bir hayal güçleri olsun ki; ilerde büyüdüklerinde yapacak, üretecek bir sürü şey bulsunlar. En önemlisi de kendilerini ifade edecek bir sürü kelime biriktirsinler ki sahip oldukları o çok ama çok zengin hayal güçlerini kolaylıkla ve en güzel şekilde ortaya koyabilsinler. Ayrıca şimdiden kitapların harika dünyasına dalarlarsa büyüdükçe bu dünyadan hiç çıkmazlar ve her zaman sığınabilecekleri, her ihtiyaç duyduklarında yanı başında buldukları arkadaşları olacak.
Velhasıl bugün uzun zamandır aradığımız "Aç Tırtıl" kitabını bulduk nihayet. Sonra Tarık ve Yavuz annelerine müze ziyaretlerinde, resim sergilerinde zevkle eşlik etsinler diye "Müze" kitabını aldık. Bakalım kitapta bir sanat galerisini gezen karakterimiz neler hissediyor, neler düşünüyormuş? Son günlerde epey popüler olan bir kitap da keşfettik ayrıca. "Uyumak İsteyen Tavşan" herkesi uyutmayı başarabiliyormuş. Umarım bizimkileri de kolayca uykuya daldırır. Son olarak benim en heyecanlandığım kitap Behiç Ak'ın "Doğumgünü Hediyesi". Bu kitabın yazıları yok. Dolayısıyla resimlere bakıp beraber oluşturacağız hikayemizi. Kim bilir böyle böyle oluşturduğumuz bizim hikayelerimiz, masallarımız da bir gün raflarda yerini alır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder