Kimi zaman yorgun, uykusuz dolayısıyla da çokça kırgın anne halime eşlik eden cümlelerim olur benim; gecenin sessizliğinde ansızın zihnime uçuşan ve düğüm düğüm boğazımda biriken. Bir küçük kızı hatırlarım; uzun bir yoldan gelmiş, babaannesinin kucağında uyuyakalmış. Ansızın ve derinden gelen öyle huzurlu, öyle mutlu bir uyku ki bu küçük kız her hüzünlendiğinde, her kalbi kırıldığında yıllar geçse de o uykuya sığınır. Şimdi o uykudan uyansam da hepsi bir rüya olsa dediği türden bir öğle uykusu işte.
Sonra bir kış günü İstanbul akşama hazırlanırken, şehrin ışıkları bir bir yanıp da ışıl ışıl bir siluete bürünürken Karaköy ve çevresi, Eminönü'nden Üsküdar'a giden vapurun penceresinden bir İstanbul masalına eşlik eden gözlerinin önünde kendi masalının düşünü kuran genç kızı, cümlelerinde nasıl unutur bu taze anne?
Öte yandan, böyle anlara eşlik eden, bir zamanlar aylaklık edilen İstanbul'un sokaklarına dair cümlelerim de var benim; içinde Beyazıt'ın, Nuruosmaniye'nin, Kapalıçarşı'nın, Cağaloğlu'nun, Eminönü'nün, Beyoğlu'nun, Beşiktaş'ın ve Üsküdar'ın, Kadıköy'ün olduğu. Beylerbeyi'nden kalkan vapurun güvertesinde sabah ayazının insanın yüzüne yüzüne vurmasına rağmen içime çektiğim o Boğaz havası gibi içime çektiğim İstanbul'un en güzel semtlerinin en güzel sokaklarıdır yine benim en güzel ve hep özlediğim cümlelerim.
Sonra bir kış günü İstanbul akşama hazırlanırken, şehrin ışıkları bir bir yanıp da ışıl ışıl bir siluete bürünürken Karaköy ve çevresi, Eminönü'nden Üsküdar'a giden vapurun penceresinden bir İstanbul masalına eşlik eden gözlerinin önünde kendi masalının düşünü kuran genç kızı, cümlelerinde nasıl unutur bu taze anne?
Öte yandan, böyle anlara eşlik eden, bir zamanlar aylaklık edilen İstanbul'un sokaklarına dair cümlelerim de var benim; içinde Beyazıt'ın, Nuruosmaniye'nin, Kapalıçarşı'nın, Cağaloğlu'nun, Eminönü'nün, Beyoğlu'nun, Beşiktaş'ın ve Üsküdar'ın, Kadıköy'ün olduğu. Beylerbeyi'nden kalkan vapurun güvertesinde sabah ayazının insanın yüzüne yüzüne vurmasına rağmen içime çektiğim o Boğaz havası gibi içime çektiğim İstanbul'un en güzel semtlerinin en güzel sokaklarıdır yine benim en güzel ve hep özlediğim cümlelerim.
Bir de nadir bulunan sessizlik anlarıma eşlik eden yorgunluk kahvelerimin cümleleri var içime sığdıramadığım. Özneleri küçük adam ve sarı kafa olan dünyanın en güzel cümleleri belki de. Bir buçuk tane dişiyle ve kocaman gülümsemesi ile emekleye emekleye bana koşan dünyanın en güzel sarı kafasıdır cümlelerimin en tatlısı. Sonra pencerenin kenarında, koltukların üzerinde, kapı aralarında, kısacası ben nerede isem orada olan, oyuncak arabalarıyla kurduğu hayal dünyasının içinde yarım yamalak, kırık dökük ama yine dünyanın en güzel kelimeleri ile mırıl mırıl konuşan bir küçük adamdır benim en güzel cümlelerimin baş konuklarından biri. Uykusu geldiğinde kucağıma oturup, başını göğsüme dayayıp defalarca ''annem'' diyerek ona türlü sevgi sözcükleri ile karşılık vermemi bekleyen bir küçük adam işte.
Hayatımıza hep güzel cümlelerin eşlik etmesi dileğiyle..
Hayatımıza hep güzel cümlelerin eşlik etmesi dileğiyle..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder