25 Mayıs 2016 Çarşamba

HER ÇOCUK DÜZEN Mİ SEVER?

Çocuklu hayatın beni en çok korkutan tarafı belki de evimde oluşturmam gereken düzendi. Benim gibi her canı sıkıldığında ya da canı istediğinde dışarı çıkmaya alışkın biri için nasıl olacaktı bu? Zaten eve kapanma korkusu lohusalığın başlıca kaygısıydı benim için. Ancak bebeğimle de istediğime yere gidebileceğimi, seyahat edebileceğimi görünce bu kaygımı çabucak atlattım. Her iki oğlumla da daha onlar bir aylık iken seyahat etmiştim. Görenler bir gezgin yetiştiriyorsunuz sanırım demişti. Bu seyahatler doğumdan sonra benim psikolojik olarak iyileşmem için şarttı adeta. Ayrıca çocuklar büyüyünce, şimdi daha iyi anlıyorum ki çocuklu hayatın en kolay, en rahat yolculuklarıymış meğer bu dönemlerde yaptığımız yolculuklar. Ancak şu da bir gerçek ki kimisinin fıtratı harekete, sürekli yer değiştirmeye yatkınken, kimisinin fıtratı da durağanlığa, yerleşikliğe yatkın olabilir. Bana kalsa, yerleşikliğe sonradan geçen insanoğlunun genlerinde yer alan göçebelik ile yerleşiklik hep bir arada olmalı. Ne tam yerleşik ne de tam göçebe. İşte ruhunda göçebelik olanlar daha bebekken belli oluyor. Onlar için evde olmanın, arabada olmanın, dışarıda olmanın bir farkı olmuyor. Ancak kimi bebekler evde kurulan düzeni öylesine seviyorlar ki uyku saatleri, yemek saatleri belli olup her ihtiyaçları evde sağlanınca bir huzurlu, bir mutlu oluyorlar ki bir yandan da anne yüreği dayanmıyor onların ruhundaki bu sekine halini bozmaya.
Öte yandan düzen seven çocuk ile düzene pek aldırış etmeyen çocuk örnekleri evimizde mevcut olup her ikisine göre ayak uydurmak da her zor iş gibi anne kişisine düşünce heyyt ben ne dersem o olur modunda da yaşayabiliyorsunuz. Ya da düzen seven çocuğu evde bırakıp diğeri ile maceralara atılabiliyorsunuz. 
Bir de "baştan nasıl alışırlarsa öyle giderler" görüşü var ki bu görüşe de katılıyorum. Yani ben düzeni bozulur, hasta olur vs. diye dışarı çıkmayayım, seyahat etmeyeyim şeklinde kendilerini kısıtlayanlar gibi düşünmüyorum. Çocuklarım her ortamda mutlu, huzurlu olsun isterim. Kim istemez ki? Bebeğin ilk doğduğu günler, henüz dünyaya geldiğini yeni yeni fark ederken elbette ki bir parça düzen şart. Ancak anne kucağı, anne kokusu her an ulaşılabilir olduktan sonra bir bebek için yerin, zamanın, şartların ne önemi olabilir ki? Yeter ki anne mutlu olsun. O zaman bebek de zaten mutlu olur. 
Velhasıl çocuklarımla evimizde oluşturduğumuz düzenimiz hem bana huzur veriyor hem de hep böyle sürecek bir düzen içimi sıkıyor. O yüzden iyisi mi hep bir düzenimiz olsun ancak bu düzenin bozulması bizi altüst etmesin. Yani aniden dışarı çıkmamız gerektiğinde dışarıya da hemen adapte olabilelim ama eve döndüğümüzde de kaldığımız yerden devam edelim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder