Çocuk gelişimi konusunda yararlandığım birçok kaynağın yanında içgüdülerim, yakınlarımın tecrübeleri ve bütün bunların oluşturduğu çocuk yetiştirme konusunda oluşturduğum düşünce kalıpları bana yardımcı oluyor. Her şeyden önce çocuk eğitimine farklı açılardan bakan uzmanların, yazarların kitaplarını okuyup kendi düşünce sistematiğime uygun olanları uygulamaya çalışıyorum.
Son günlerde çocuklara sınır koyma konusunda nasıl davranmam gerektiği üzerine kafa yoruyorum. Çünkü çocuklara sınır koyma konusu çok yorucu ve yıpratıcı bir süreç. Hem çocuklarına yumuşak davranan hem de cezacı bir yaklaşım benimseyen ebeveynler için bu süreç oldukça zor.
Ben çocuklara yumuşak davranan bir anne olarak aynı zamanda çocuklara sınır koymanın gerekliliğine de inananlardanım. Çevremde çocuğu her şeyi keşfetsin, öğrensin diye sınır koymayan; sınır koyarsa çocuğunu engelleyeceğini düşünen bir sürü anne var. Elbette ki çocuk hayatı dokunarak, yaşayarak öğrenecek, keşfedecek. Ancak kurallar da hayatımızın bir parçası ve çocukların kuralları da öğrenmesine ihtiyacı var. Zaten çocuklar da sınırlarını bilmek isterler. Ne kadar ileri gidebileceklerini öğrenmek isterler. Onlara sınırı koyan da bizim davranışlarımızdır. Bizim davranışlarımızdan yaptıkları çıkarımlar sonucu onlar da kendi davranışlarını belirler. Ancak ebeveynler bu konuda tavırlarını net ve açık olarak göstermelidir. Böylece çocuk ve ebeveynleri arasında sağlıklı bir ilişki kurulur ve çocuğun öğrenme süreci başarılı bir şekilde gelişir.
Bu konuda daha önce okuduğum Ali Çankırılı'nın "Çocuklara Söz Geçirme Sanatı" kitabı yanında, son günlerde okuduğum Robert D. Mackenzie'nin "Çocuğunuza Sınır Koyma" kitabı benim için çok faydalı oldu. Bu kitap ebeveynlerin çocuklarına sınır koyarken takındıkları tavrın nasıl olması gerektiğini, hangi yöntemlerin benimsenebileceğini çok akıcı ve anlaşılır bir dilde izah ediyor.
Yazarın vurguladığı gibi, ebeveynlerin vereceği net mesajlar ve etkin davranışlar çocuğun kurallara uymasını kolaylaştırmakta ve ebeveynle çocuk arasındaki yıpratıcı ilişkiyi sonlandırmaktadır. Aynı zamanda sözlerimiz ve davranışlarımızın birbirine uyması gerekir. Aksi takdirde, öğretme ve öğrenme süreci sekteye uğrar.
Çocuğa verilen net sözlü mesajın ardından çocuk yanlış davranışa devam ediyorsa, davranışsal adıma geçip çeşitli yöntemlerle çocuğun bu yanlış davranışını sonlandırmak gerekiyor. Bu yöntemler sakinleşme ya da son verme, mola, teşvik etme ve sonuçlara katlanma olabilir.
Çocuklara sınır koyarken yapmamız ve kaçınmamız gereken önemli noktalar var. Örneğin çocukların yanlış davranışı görmezden gelinmemeli, pazarlık yapılmamalı, gereksiz tartışma ve çekişmeden kaçınılmalı, rüşvet ve özel ödüller kesinlikle teklif edilmemelidir. Anne babanın davranışları arasında tutarlılık olmalıdır. Bence en çok dikkat edilmesi gereken kurallardan biri de çocuğa bağırarak değil de normal ses tonuyla yaklaşılmasıdır.
Öte yandan, çocuğun yanlış davranışı sonucunda katlanması gereken sonuç anlatılmalı ve bu konuda taviz verilmemeli. Oyuncaklarını toplamadan dışarı çıkması istenmiyorsa, ya oyuncaklarını toplarsın ya da dışarı çıkamazsın mesajı verilmelidir.
Sonuç olarak çocuklarına sınır koymak isteyen ebeveynler kurallarını net ve açık olarak belirtmeli ve çeşitli yöntemlerle yanlış davranışı sonlandırmalıdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder