21 Mart 2016 Pazartesi

AH CANIM İSTANBUL

Her şehir benzersizdir elbette.. İstanbul da eşi benzeri olmayan şehir.. Bu şehir için yazılan kitapların, şiirlerin, yapılan resimlerin haddi hesabı yoktur. Çünkü İstanbul insanın damağında bir tat bırakır. Bu yüzden özlenir. Çok sık gitmediğin bir semti, bile düşebilir insanın aklına gurbette iken. 
Sonra seyrine doyamazsın Boğaziçi'ni. Eğer gerçek bir İstanbul tutkunu isen kesinlikle Boğaziçi çeker insanı kendine. Bir gün görmesen ertesi gün ineyim bir Boğaz'a, denizin kokusunu içime çekeyim, alayım havasını demeden duramazsın. 
İstanbul birbirinden farklı, birbirinden güzel öyle semtlere sahip ki her biri ayrı ayrı özlenesi olur. Herkesin İstanbul'u farklı mıdır acaba? Bir de yaşanmışlıklar mı acaba İstanbul'un insanın gönlünde bir taht kurmasını sağlar? Herkesin kendine özgü bir İstanbul'u vardır mutlaka. İstanbul'un her köşesi de insanın kalbinde taht kurmaya değer. Yaşanmışlıklar da İstanbul'u elbette farklı kılar gönüllerde. Ancak İstanbul'u İstanbul yapan çok az şehirde bulunan tarihi geçmişinde, bu şehirde yaşamışların, bu şehre anlam katanların ruhunda bence.. Ruhu var bu şehrin ve bu ruhu farkettiğinde sana daha farklı görünüyor kesinlikle. Ve ruhu olan şehirler var dünyada tıpkı İstanbul gibi.
Sakin bir pazar günü İstanbul'u turlarken, Yahya Kemal Beyatlı'nın "Sana dün bir tepeden baktım Aziz İstanbul", dediği gibi, ben de arabanın penceresinden İstanbul'a bakarken, kuşların semalarında uçtuğu, siluetine minarelerin hakim olduğu, aynı zamanda Galata kulesinin eşlik ettiği bu manzara, daha önce hiç görmemişcesine büyüledi beni. Beni zamandan ve mekandan koparan bu kısacık an; tadı damağımda kalan bu lezzet, İstanbul'da yaşamama rağmen her zaman yakalayamadığım bir andı. Şimdi anlıyorum da İstanbul'un ruhunu yakalamışım oysaki ben o an..
İstanbul'un bu ruhunun farkında olan ve yaşatacak olanların kaybolmaması dileğiyle..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder