Bu pazar Alaçatı Ot Festivali ya da Adana Portakal Çiçeği Festivali'nde olmak ne güzel olurdu diye içimden geçirmedim değil. Ama bu istek hayaller Paris, gerçekler Ümraniye şeklindeki kalıba uydu sanki şu an içinde bulunduğum durumu düşününce. O zaman hiç değilse çilek kokulu bir pazar olsun istedim. Çilek kokusunun eşliğinde güzel bir pazar kahvaltısı.. Ama ne mümkün.. İki küçük adam.. Biri dağıtırken, diğeri de mız mız inletirken ortalığı. Bir de üstüne şöyle gerine gerine kalkamamışsan yataktan; sanırsın ki kabus gibi bir gün başlıyor. Oysa bu bir iki saatlik bir dalga; vurup geçecek. O yüzden derin bir nefes al; işlerini sıraya koy; önce şu mız mız adamın derdine çare bul, diğeri nasıl olsa öyle de dağıtıyor ortalığı böyle de..
Böyle anlarda yeni evlenen çiftler gelir aklıma. Önce bir özenirim. Sonra bu dünyanın geçiciliği gibi insanın hayatındaki dönemlerin de ne kadar geçici olduğunu hatırlarım. Ancak hayatımızın herhangi bir dönemini yaşarken yaşadığımız bu dönemin de geçeceğini hiç düşünmeyiz. Yaşadığımız güzel bir dönemse, gelecek kaygısıyla o güzel günlerimizi mahvederiz. Öte yandan, kötü bir dönemse de bu dönem hiç bitmeyecek gibi kendimizi mahvediyoruz. Zaten hayat hep aynı halde devam etse ne kadar sıkıcı olurdu değil mi? İşte ben de kendime "hayat bu; içinde barındırdığı binbir hal ile devam ediyor; önemli olan bizim onu nasıl karşıladığımız" demeye getiriyorum. Hani şu içinden çıkamadığım, pek bir bunaldığım anlar oluyor ya onları tecrübe ede ede zararsız, kimseyi kırmadan atlatmaya çalışmam bütün çabam. İnsanız sonuçta şu kısacık zora bile dayanamıyoruz çoğu zaman. Oysa Allah her zorluğun ardından kolaylık vermez mi? Verir elbette de zorluk zamanı dinginliği istiyorum ruhumda. Ama benim delicesine koşan, bir dakika yerinde duramayan gönlüm her istediği anında olsun isteyenlerden. O yüzden törpülenecek, bence ehlileştirilecek bu yanımı ne yapmalı diye düşünüyorum nicedir? O değil de bu huyum yüzünden çok sevdiklerimin gönlünü kırmamak aslında tek dileğim.. Bu yüzden yarenlik etsin istedim bana kağıt ile kalem. İşte böyle başladı ya maceram..Hiç bitmesin çilek kokulu pazarlar da ona arkadaşlık eden kalem ile kağıdımda...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder