Yoksa "Eyvah Ahmet Tarık Mutfakta!" mı desem? Yok yok kesinlikle öyle değil. Ahmet Tarık iyi ki mutfakta. Çünkü onunla mutfakta geçirdiğimiz dakikalar muhteşem. Bir de onun mutluluğuna, heyecanına tanık olmak hepsine değer. Sonra birlikte yapılan kekin, kurabiyenin tadını düşünebiliyor musunuz? Gidip gelip fırında pişene bakmak da ayrı bir zevk.. En sonunda birlikte yaptığınız kekin, kurabiyenin ya da yapılan her ne ise eve yayılan mis gibi kokusu, tek başınıza yaptıklarınızın kokusuna benzer mi hiç Allah aşkına? Ben size söyleyeyim bu deneyim kaçmaz.
Çocuklarımla mutfakta geçireceğim zamanların çok özel olduğuna inanıyorum. Hem birbirimizle olan ilişkimize hem de onların gelişimine çok faydalı olan bu etkinliği bir alışkanlık haline getirip, mesela her perşembe bir ritüel gibi gerçekleştirmek Ahmet Tarık'ın mutfaktaki heyecanını görünce boynumun borcu oldu. Hem bu mutfak etkinlikleri ne de güzel anılara dönüşür değil mi? Onların da ilerde çocuklarına anlatacakları kek kokulu, kurabiye kokulu bu pek leziz anılar damaklarda kesinlikle muhteşem bir tat bırakacaktır. O yüzden bana düşen bu muhteşem tada ulaşmanın zeminini şimdiden oluşturmak.
Mutfak etkinliklerinin bir de sağlık yönü var ki bu da her anne babanın üzerinde kafa yorduğu, endişelendiği bir mevzudur. Acaba çocuğum sağlıklı besleniyor mu? Çocuğum neden yemek yemiyor? Çocuğuma ne yedirmeliyim? Çocuğumu sağlıksız besinlerden, hazır gıdalardan nasıl uzak tutabilirim? gibi sorular her anne babanın zaman zaman kafasında yer tutan, kafasını meşgul eden sorulardır. Özellikle bizim toplumumuzda çocuğun beslenme sorunu zihinlerde çok önemli bir yer tutar. Çocuğu doymadan kendini doymuş hissetmeyen annelerin çocuklarıyız biz. Dolayısıyla biz de öncelikle çocuklarımızı doyurmaya, bize göre mutlaka alması gereken besinleri çocuklarımızın ağzına tıkmaya çalışıyoruz.
Annem tarafından eleştirilsem de ben bu konuda hep çok rahat oldum. Çünkü çocukların ihtiyaç duyduklarında yiyeceklerine inanıyorum. Bizim yemek konusundaki ısrarlarımızın da hiçbir olumlu getirisinin de olmayacağını düşünüyorum. Bununla birlikte, bize düşen çocuklarımızın alması gereken besinleri hazır tutmak ve onlara sunmaktır. Ayrıca mevsime göre her çeşit meyve ve sebzeden tatmalarını sağlamaya da özen gösteriyorum. Yani benim için önemli olan belli yemek kültürünü oluşturmaya çalışmak. Yemese de sebzelere, meyvelere aşina olmasını sağlamak. Bugün yemediğini yarın bir gün sevebilir. Biz de öyle değil miyiz? Çocukken yemediğimiz bir çok sebze ya da meyveyi belki bugün çok seviyoruz.
Öte yandan, hazır gıdalar konusunda nasıl bir tavır sergilememiz gerektiği konusu da bir başka çetrefilli bir konu. Bu konuda kimi ebeveynler çok katı kurallara sahipken, kimi de çok esnek davranabiliyor. Ben konuda ikisinin arasında bir konumda kalmaya çalışıyorum. Öncelikle günümüzde hazır gıda konusunda çok katı kurallar koymak zor bir süreç olacaktır. Çünkü çocuklarımızı şehir hayatında zararlı yiyeceklerden korunaklı ve organik bir ortamda yetiştirebildiğimiz söylenemez. Bu konuda çok esnek ve rahat davranmanın da çocukların sağlığına zararlı olacağı kesindir. O yüzden belli sınırlar koymak, bu tarz yiyecekleri evde bulundurmamak vs. gibi çözüm yolları bulunabilir. Mesela Ahmet Tarık'ın çikolata isteğine karşı bitter çikolata sunarak bir çözüm üretmeye çalışıyorum. Bununla birlikte, mutfakta beraberce yapılan kekler, kurabiyeler de hazır gıdaya karşı çok güzel bir çözüm yolu.
Son olarak, bu konuda tavsiye edeceğim ve çok faydalı olacağına inandığım iki kitaptan bahsetmek istiyorum: Her Çocuk Ispanak Sevmez ve Gurme Bebek'in yeni kitabı "Anne Bundan Yine Yap!". Çocuğunuzla birlikte yemeklerin keşfine çıkabilir; belki siz de daha önce tatmadığınız lezzetleri tadarsınız. Özellikle iştahsız ve yemek seçen çocukların sevecekleri besinleri bulmalarına da yardımcı olacağını düşündüğüm bu kitaplarla birlikte çocuklarınızın yemeği keşfine tanık olmak kesinlikle çok keyifli olacaktır.
Her şeyin yemeğin keşfi kadar lezzetli ve keyifli olması dileğiyle..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder