22 Haziran 2016 Çarşamba

HADİ ARTIK SEN DE BAĞIMSIZLIĞINI İLAN ET!

Annesini her an etrafında görmek isteyen, hatta gözünün önünden hiç ayrılmasın diyen bir küçük adam var evimizde hayata daha ürkek yaklaşan, annesinden başka kimseciklere güvenmeyen. Yoksa biz "güvenli bağlanma" denen şeyi kuramadık mı aramızda? Oysa doya doya yaşamaya başlamıştık birbirimizi doğduğundan itibaren. Sonra anne ile bebeğin ilişkisi, bebeği kucağınıza ilk verdikleri andan itibaren hatta dünyaya geleceğinin haberini ilk duyduğunuz andan itibaren aşama aşama başlayan bir süreç değil midir? Ve ilmek ilmek işlenen bir aşktır adeta. O yüzden ne kadar "güvenli bağlanma" gerçekleşsin diye söylenenleri yapmaya çalışsan da doğal sürecinde ilerliyor her duygu, her paylaşım, her temas...Yani aşkın doruklarına bir anda çıkamıyorsun. Paylaşımlar arttıkça anne ile bebeğinin ilişkisi de boyuttan boyuta geçiyor. 
Şöyle geçtiğimiz on aya bakıyorum da; ben en çok bebeğimin kokusunu içime çekmişim. İyi ki de çekmişim. Hayat devam ederken, bir de aslında daha o da bir bebek olan ağabeyinin de ihtiyaçları varken karşılanması gereken ve adil olduğumu düşünürken küçüğün annesine olan bu düşkünlüğü, bu bağlılığı nedendir diye kafa yormadan edemiyor insan haliyle.
Sonra fıtrattır diye işin içinden çıkıyorum çoğu zaman. Ancak öyle bunaldığım anlar oluyor ki "Hadi artık sen de bağımsızlığını ilan et!", diyorum. Biliyorum ki o da bir gün bağımsızlığını ilan edecek. Onu kucağıma almaya kalktığımda, öpmeye çalıştığımda "dur ya anne" diyecek. O yüzden bu ne acele? Belki de tadını çıkarmalı yapışık ikiz gibi dolaşmanın, ele ele göz göze oturmanın, kıkırdaşmanın...
Bu pozitif bakış açısını her zaman korumak mümkün olmuyor ne yazık ki. Ev dışındaki bir ortamda ya da evde fakat ona göre yabancı insanların konuk olduğu zamanlarda keyifsiz anlar yaşatabiliyor bu küçük adam bana. Dolayısıyla böyle zamanlarda da bu dönemin geçici olacağını hatırlayıp, onu ortama adapte etmeye çalışmak gerek. Agresif olunca hem kendi keyfin hem de onun keyfini daha da çok kaçırıyorsun. O yüzden en iyisi onu her zaman güvende olduğunu hissettirecek davranışlarda bulunmak. Her şeyin anahtarı sevgidir diye boşuna dememişler. Kendimize her zaman sevgiyi telkin etmek dileğiyle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder