11 Haziran 2016 Cumartesi

EVİMİZDE KÜÇÜK BİR KAŞİF VAR

Emeklemeye başladığından beri girip çıkmadığı delik kalmayan, dünyayı büyük bir iştahla keşfetmeye çalışan, adeta bir sürüngen edasıyla ayaklarımızın arasında dolaşan küçük kaşifimizin evde elini uzatmadığı, tadına bakmadığı hiçbir şey kalmadı. Yemek yaparken mutfakta agu sesleri ile en iyi arkadaşım oldu. Kısacası ben nerede isem orada küçük bir de adam vardı. Ancak bu küçük sürüngen ile evdeki hayat bir hayli eğlenceli geçerken, bir o kadar da bize zor dakikalar yaşatıyor. Öyle ki bir odadan diğerine geçerken içleri parçalayan ağlaması yok mu, insan ne yapacağını şaşıyor. Mecburen kucağıma alıp sakinleştirip,eline oyalanacak bir şeyler vermem gerekiyor. Bir de eline geçirdiği bir nesneyi keşfetmesine izin vermeden el koyduysanız kıyamet kopuveriyor. İşte keşfetmesine izin vermediğinizde hissettiği o duygu canını öyle yakıyor ki bir anneye babaya düşen de onun bu merak duygusunu gidermek oluyor. Çünkü onun daha bebekken oluşan bu ilk merak duygusunu yok etmek tüm hayatına yayılacak yıkıcı bir etki yapabilir. Öte yandan anne babaları da en çok zorlayan nokta minik parmakları tehlikeli eşyalara dokunduğunda takınılması gereken tavır. Elbette ki evdeki sürüngen kişileri o tehlikeli noktalardan uzak tutmak gerekir. Dolayısıyla en iyisi evi çocuk dostu haline getirip minik ayakların, minik parmakların gönlümüz rahat bir şekilde evde dolaşmasına razı olmak...
Bir de son günlerde yemek yerken sanki dışarıda bir restoranın bahçesinde yiyormuşçasına bir kediciğin bacaklarımın arasında dolaştığı hissine kapılıyorum. Çünkü mama sandalyesinin dokuzuncu ayını doldurmasıyla işlevini de tamamladığına çok geçmeden tekrar şahit olduk çok şükür. Öyle ki mama sandalyesi üzerinde ayağa kalkmalar, sarkmalar, masaya uzanmalar konusunda adeta dejavu yaşıyoruz. O yüzden iyisi mi biz yemek yerken bir kedicik bacaklarımızın arasında dolaşsın. Çıkardığı sesler de müzik niyetine masamızı şenlendirsin. 
Yaptığınız her işe ortak olmak isteyen, bir bakmışsınız çamaşır makinesinin içine kafasını uzatmış, bulaşık makinesindeki tabakları alan, yazı yazmaya çalışırken klavyenin tuşlarına uzanmaya çalışan ya da abisine kitap okurken elinizdeki kitabı bir çırpıda alan ve yemeye çalışan bıdıklar artık kesin olarak gözlerini dünyaya ve dünya nimetlerine açmışlardır. 
Böylece tüm bunlar yaşanırken anne babaya bol bol sabır ve kolaylıklar, küçük bünyelere de sağlık dilerim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder